Excimer lazer ile gözlüklerinizden kurtulabilirsiniz

   Miyop, hipermetrop ve astigmatı olan, 18 yaşın üzerinde, gözlük değerleri bir dengeye oturmuş veya son 1 yılda en fazla 0.50 numara artmış, kornea yapısı ve kalınlığının uygun olduğu saptanmış kişiler bu tedavi için uygun adaydır. Romatizma veya

diabeti (şeker hastalığı) olanlara, hamilelere, kataraktlı, glokomlu,

keratokonuslu gözlere excimer laser tedavisini önermiyoruz.

Kontakt lens kullanıyorsanız, göz muayenesi ve lazer tedavisi öncesinde ideal olarak yumuşak kontakt lenslerinizi 2 hafta, sert kontakt lenslerinizi 3 hafta öncesinden çıkartmış olmanız gerekmektedir.

LASİK NEDİR?

Mikrokeratom adı verilen özel, otomatik bir cihazla kornea yüzeyinden ince bir kapakçık (flep) kaldırılır. Kapakçık oluşturulduktan ve yukarı kaldırıldıktan sonra excimer lazerle

kornea cerrahın planladığı gibi yeniden şekillendirilir. Daha sonra

kapakçık, tekrar yerine yerleştirilir. Operasyonun tamamı iki göz için

yaklaşık 10 dakika sürmektedir. Lazer süresi ise her bir göz için genellikle 1 dakikanın altındadır. Çok nadir durumlar dışında, her iki gözün lazer tedavisi aynı seansta yapılmaktadır.

AMELİYAT SIRASINDA AĞRI DUYULUYOR MU?

Hayır. Gözler herhangi bir iğne yapılmadan sadece damla ile uyuşturulur. Hasta ameliyat sırasında bu damla sayesinde ağrı, acı duymaz.

LASİK SONRASINDA GÖZLER KAPATILIYOR MU?

Hayır. İşlem bittikten sonra hasta gözleri kapamaya gerek

olmaksızın eve gidebilir, ertesi gün de normal aktivitelere geçilebilir.

KİŞİYE ÖZEL LAZER TEDAVİSİ(WAVEFRONT) NEDİR?

Gelişen yeni teknolojiler bize her kişinin göz yapısına özel, ısmarlama lazeri (custom ablatıon) programlama şansını vermektedir. Gözün optik sistemindeki görüş kalitesini bozan aberasyonlar çok hassas ölçümlerle tesbit edilip gözün görüş haritası çıkarılmakta ve bu ölçümler bilgisayar vasıtası ile lazere aktarılmaktadır. Bu sayede yalnız kırma kusuru düzeltilmekle kalınmaz, aberasyon adı verilen gözün optik sapmaları da düzeltilmektedir. Karanlıkta göz bebeği normalden büyük olanlara, gece görme problemi olanlara, pilot kaptan gibi görme keskinliği en üst düzeyde olması gereken mesleğe sahip kişilere önerilir.

LASEK VE PRK NEDİR?

Her iki yöntemde de korneada lazer öncesi kapakçık oluşturulmaz. Kornea üzerindeki 50 mikron kalınlığındaki epitel sıyrıldıktan sonra lazer tedavisi yapılır. Tedavi sonrasında 3 gün hasta bandaj kontakt lens kullanır. 3 gün boyunca ağrı, batma, sulanma ve artmış ışık hassasiyeti olur. Görme 1 haftada sonra netleşmeye başlar. Lasik tedavisine göre işlem sonrası daha sıkıntılı olmasına ve rehabilitasyon süresinin biraz daha uzun olmasına karşın, bazı cerrahlara göre daha yüzeyel bir tedavi şekli olduğu ve korneayı daha koruyucu bir tedavi şekli olduğu için tercih edilmektedir. 

KUZEY KIBRIS’TA BU TEDAVİLER YAPILABİLİYOR MU?

Evet. Gerek wavefront gerekse standart tedavili lasik, lasek ve prk KKTC’de yapılmaktadır. Kullanılan cihaz, Amerika Birleşik Devletleri’nde en yaygın kullanılan cihaz olan vısx s4’ün son versiyonudur. Sonuçlarımız ABD’de yapılan çok merkezli çalışmanın sonuçları ile paralellik göstermektedir.

LAZER TEDAVİSİ SONRASI KATARAKT YA DA BAŞKA GÖZ AMELİYATI OLUNAMAYACAĞI DOĞRU MU? 

Hayır. Sadece katarakt ameliyatı öncesi yapay göz içi merceğinin gücünü hesaplarken dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Hastanın lazer tedavisi öncesi ölçümleri dikkate alınmaktadır.

LAZER TEDAVİSİNİN RİSKİ VAR MIDIR? GÖZLÜKLERDEN KURTULAYIM DERKEN GÖRMENİZİ DE KAYBEDEBİLİR MİSİNİZ?

Lazer tedavisinde körlük riski yoktur. Körlük ancak gözün arkasındaki retina tabakasının, görme sinirinin ya da beynin görme merkezinin zarar görmesiyle oluşur. Oysa excimer lazer tedavisi gözün arkasına değil,önünde bulunan kornea tabakasına uygulanır. Kornea tabakası tamamen tahrip olsa bile-ki bu durum olamaz-değiştirilebilir. Doğru kişilere doğru koşullarda yapıldığı zaman lazer tedavisinde risk yok denecek kadar azdır.

Doğru kişiler ancak çok gelişmiş cihaz olan orbscan cihazı ile ameliyat öncesi ölçümler yapılarak anlaşılabilir. Bu tedavi 1981 yılından beri refaktif cerrahide kullanılmaktadır. Şu anda bütün dünyada üniversite hastanelerinde ve özel hastanelerde uygulanmaktadır. Şu ana kadar milyonlarca insana yapılmış olup ABD’de yıllar önce Amerika İlaç Dairesi (FDA) tarafından uzun araştırmalar sonucu etkinlik ve güvenilirliği tesbit edilip onaylanmıştır.  

Opr.Dr. Hüseyin ENGİNSOY